14 Haziran 2017 Çarşamba

Kitaplığıma Yeni Katılanlar / Toplu Alışveriş & Takas Yazısı

6 yorum:


Herkese merhaba! Uzun zamandır yaptığım alışverişlerden ve takaslardan blogumda bahsedemiyordum. Geçen hafta kitaplığıma yeni eklenenlerin hepsini topladım, doğrusu bu kadar çok olduklarını bilmiyordum ki eksik olan bir iki kitap daha var. Fotoğrafta gördükleriniz mayıs başından şimdiye kadarki süreçte yeni edindiğim kitaplar. Mayıs başındakileri ne zaman nereden aldım pek hatırlamıyorum ama neyse ki instagramdan paylaşmıştım. Kitapların bir kısımı çoktan okudum, bilgi vermek adına okuduklarım hakkında fikrimi belirteceğim. O halde hadi yeni kitaplarıma kısım kısım bakalım. ^.^


Ermiş ve Ermişin Bahçesi'ni Kitapyurdu'nda biriken puanlarımla almıştım. Fark etmemişim ama sitede kullanmalık baya puanım birikmiş. Halil Cibran ise çok merak ettiğim bir yazardı. Burada bahsettim mi bilmiyorum ama okuduğum tarzı değiştirmeye, felsefe ağırlıklı okumalara geçiş yapmaya çalışıyorum. Lisede ve üniversitenin büyük bir kısmında genellikle kolay okunan fantastik & aşk türünde roman ve öyküler okuduğum için bu geçiş çok kolay olmuyor. Eğer siz de benim gibiyseniz Halil Cibran gerçekten iyi bir başlangıç olacaktır. Ermiş kısacık bir kitap ama içine hayatın sırları sığmış. Cümleleri iyice özümsemek için ağır ağır okudum. Hatta bazen tekrar okudum ki sadece zihnime değil içime de işlesin. Yaşama dair öğütlerle dolu bir kitap, kelimelerle tarif etsem de yeterli olmayacak. Maddiyatın içinde boğulan maneviyatı kuvvetlendirmek için ara ara okumak, yeniden hatırlamak gerek. 


Kuşlar Yasına Gider'i ukitap takasıyla edindim, üstelik imzalı bir kitap. Savaşçı Kediler Serisi'ni çok merak ediyordum, D&R'da ilk kitap hariç tüm kitapları bir ara 9.90 indirimine girmişti ama Vahşi Doğa yoktu. İçimde kalmasın diyerek onu da Kitapyurdu'ndan aldım. Mayıs ayında okuduklarımdan biri de Savaşçı Kediler'di. Beğendim mi, evet ama devamını henüz okumak istemiyorum. Kedileri vahşi doğada yaşarken görmek istiyorsanız Savaşçı Kediler Serisi'ne bakabilirsiniz. Karışıklık olmaması adına bir not düşeceğim, yazar Savaşçı Kediler'e ait iki seri çıkarmış. İlki yeşil seri, ikincisinin rengi yanlış hatırlamıyorsam maviydi. Zaten ikincisi yeni kehanet diye geçiyor ama serileri karıştırmadan takip etmek için sayıların bulunduğu kısımdaki renge göre alabilirsiniz. 

Kelt Şafağı'nı Uglaa.com'dan aldım. Siteyi yaptıkları bir kampanya sayesinde duymuştum. Okuduğunuz kitaplara yorum yaparak hediye çeki kazanıyordunuz. Denemek için ben de yaptım ama biraz garip de geldi. Sırf yorum yapıyorsun diye hediye çeki veriyorlar, altından bir şey çıkar mı diye düşünmedim değil. Sanırım tanıtım amaçlı yapmışlar. Biriktirdiğim kuponla baskısını başka sitelerde bulamadığım Canavarın Çağrısı'nı aldım. Siteye destek amaçlı Kelt Şafağını da ekledim, zaten almak istediğim bir kitaptı. İstanbul içi kendi kargolarıyla geldiği için hem ücretsizdi hem de bir gün önceden arayıp haber vermişlerdi. Ama kargomu alınca fark ettim ki bana haber verilmeden Canavar'ın Çağrısı'nın Delidolu baskını yollamışlar. Üstelik bunu diğer kitap satışta olmadığından beni zor durumda bırakmamak için yapmışlar. İki baskı arasında o kadar fark olmasa umursamazdım ama bu cevap beni çok rahatsız etti. Maile dönmedikleri için instagramdan konuştuk. Gerçekten çok acemiler, giyim mağazasında satış danışmalığı yapan ben bile hediye çekinin kredi kartına iade edilemediğini bildiğim için iade nasıl olacak diyorum ve benim iki kitap arasındaki bir iki lira farkı istediğimi zannedip onu karta iade ediyorlar falan. En sonunda bana 20 tl hediye çekimi geri yüklemelerini, onunla alacağım kitaplar gelince Canavarın Çağrısı'nı vermem üzerinde anlaştık. Yeniden seçtiğim kitaplarsa hem çok geç geldi hem de birinin giriş sayfası baya yırtıktı. Siteyi bir daha kullanmayı hiç düşünmüyorum.

8 Haziran 2017 Perşembe

Instagram Çekilişim #2

3 yorum:
Diger cekilisi aciklamama az kalmışken yenisini başlatayım dedim.😃 Kazanan kişi görselden istediği bir kitabı seçecek, kitapları internet sitesinden seçip kazananın adresine yollayacağım. Çekilişe katılmak için: Beni, yani @buyulu_ayrac'ı takip etmeniz Yoruma 4 arkadaşınızı etiketleyerek istediğiniz kitabı belirtmeniz yeterli. Farklı yorumlarda farklı 4 kişi etiketledikçe ek hak kazanacaksınız. (Aynı yorumda 4 kişi, tek tek değil😅) Ek haklar için: #buyuluayraccekilis etiketiyle görseli profilinizde paylaşabilir ya da ekran görüntüsü alıp hikayenizde paylaşabilirsiniz. Her ikisinde de beni etiketlemeyi unutmayın.😊 Profildeki linkimden bloguma girip, İzleyicilerim kısmından üye olarak +3 hak kazanabilirsiniz. Mobilden gözükmediği için web sürümünü görüntüleyi seçin. Sagdaki izleyiciler kısmından takibe alacaksınız. Bunu yaparsaniz mutlaka blogumdaki son yazıma instagram kullanıcı adınızı ve blogdaki takipçi isminizi bırakarak çekilişten geldiğinizi belirtin ki adınızı not alabileyim, yorum yazmadan bu hak geçerli sayılmayacak bilginize.😊 Blog adresim: buyuluayrac.blogspot.com Çekiliş hesapları ve yorum olarak ünlüleri vs etiketleyenler dahil edilmeyecektir. Son katılım tarihi 28 haziran çarşamba, herkese iyi şanslar. =) Not: Yorum kısmına cekilise katiliminiz disinda ekstra bir sey yazmayin lutfen, sorulariniz icin DM atabilirsiniz. 😊 #kitap #book #instabook #blogger #bookblogger #kitapblogu #kitapsevgisi #booklove #booklover #booknerd #bookgeek #vsco #vscocam #vscobooks #kitaptavsiyesi #büyülüayraç #cekilis #cekilisvar #çekiliş #çekilişvar #kitapçekilişi #kitapcekilisi @kitapcekilisi
Berfin Kanat (@buyulu_ayrac)'in paylaştığı bir gönderi (

Herkese selam, bu yazıyı yazarken sürekli öksürüp hapşırdığım için çok uzatmayacağım. Instagram hesabımda 2. bir çekiliş düzenliyorum, üstelik blog takipçilerim direkt +3 hakka sahip oluyorlar. Instagram kullanıyorsanız mutlaka katılın, bu tarz çekilişleri instagramdan bloguma kitle çekmek için yapıyorum. O yüzden blogumu uzun zamandır takip eden birinin kazanmasını daha çok isterim. Normalde bugün bir sürü kitaptan oluşan bir alışveriş & kitaplığıma yeni eklenenler yazısı yazacaktım ama bünyem odaklanmaya müsait değil.  Çok yakında görüşmek üzere, herkese sağlıklı ve mutlu bir gün dilerim. 

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Neler Yapıyorum / Mayıs 2017

20 yorum:
Normalde bu yazıya havalardan girerek başlayacaktım.  Muhabbet açmak için havalardan bahsetmek iyi oluyor. Şöyle sıcaktı böyle soğuktu, polenler alerji yaptı, aa kardeşim de alerjik, ilaçlar, doktorlar, bu arada kardeşin kaç yaşındaydı derken sonsuza kadar gidecek bir sohbet açabilirsiniz. Ya da yanınızdaki kişi mesafeli biriyse bu konuşma oldukça kısa sürebilir, emin değilim. Sorun şu ki son bir haftayı ve özellikle bugünü çok can sıkıcı olaylarla kapattım, o yüzden havalardan girip uzun, hoş bir yazı yazamayacağım.


Geçen salı arkadaşımın ofisini ziyarete gittim. Girişte güvenlik kimliğimi alıp ziyaretçi kartı verdi, gayet normal bir durum. Birkaç saat Burcu'yla muhabbet ettik, ofiste tek olduğumuz için dönen sandalyeyle oradan oraya sürüklenip eğlendim vs. Çıktığımızda saat sekizi geçiyordu, kimliğimi almak için ismimi söyledim ama maalesef kalan tek kimlik başka birine aitti. Benim kimliğimi de o kıza vermişlerdi, sanırım iş görüşmesinden çıkmış ve o kafa dalgınlığıyla verilen kimliğe dikkat etmeden gitmiş. Hem ohal'den hem de yüksek lisans başvuruları için kimliğime ihtiyaç duymamdan dolayı panikledim tabii. Her yerden kıza ulaşmaya çalıştık, sosyal medyada ona benzeyen hesaplara yazdık ama o gece sonuç çıkmadı. Bu arada metrodayken aklıma bu haftasonu e-yds'ye gireceğim gelince iyice panikledim. Kıza ulaşmak için bir iki günüm vardı. Geleceği görme gücüm olsa kimliğin sınav için gerekli olmadığını anlar ve biraz rahatlardım tabii, sebebini az sonra yazacağım. 

Neyse ertesi gün güvenlikleri bin defa arayarak kızın numarasını elde etmeyi başardım. Salı günü akşamı kaybolan kimliğime perşembe günü kavuştum. Çok iyi oldu, kimliksiz sınava giremezdim diyorum, geçici kimlik belgesi e - yds'de kabul ediliyor mu bilmiyordum. Nazar çıktı eheheh diyoruz, bir yandan Yds geçince hazırlamam gereken portfolyoyu düşünüp geriliyorum ama bir şekilde hallolur diyorum. Sınav 27 mayısta gözüküyor, ve ben o günü kendimden emin bir şekilde pazar günü zannettiğim için giremiyorum. Bugün girmem gereken sınavı böyle saçma bir şekilde kaçırdım işte. Dün gece sabaha karşı dörtte uyudum, bilgisayar takvimim, telefonum ısrarla 27'sini gösterirken durumu fark etmedim. Kalkınca da anlamadım hatta, farkına varmam öğleden sonra beş gibi oldu. Hala onun mutsuzluğunu yaşıyorum, böyle bir hatayı nasıl yaptım? İşin kötü tarafı okula en geç 20 eylülde yabancı dil belgesi vermem gerekiyor, girebileceğim ilk yds ise 5 ekimde açıklanıyor. Neyse ki durumu 9 temmuzda yapılacak olan YÖKDİL sınavı kurtardı. (Sanırım.) Yds ile denk görünüyorlar, okula mail attım bekliyorum. TOEFL ya da IELTS ile denk puan almam imkansız. Gerekirse YÖK'e sizin denk dediğiniz sınavı kabul etmiyorlar diye dilekçe yazarım. Mailime denkliği kabul ediyoruz diye cevap gelene kadar diken üstünde bekleyeceğim. Ve bu arada babama yaptığım saçmalığı anlatmaya çekindiğim için yarın sınava gidiyormuş gibi evden çıkacağım. Sonra da kötü geçti kaldım deyip konuyu kapatmayı umuyorum.


Bazen böyle ufak görünen şeyler hayatınızın düzenini çok can sıkıcı bir şekilde bozabiliyor işte. Sınav tarihini karıştırmam vesilesiyle hem yüksek lisansa hem de genel olarak yapmam gereken şeylere daha fazla özen göstermem gerektiğini anladım. Her şey parça parça ilerlerim demekle olmuyor, bütünü görmek de çok önemli. Sanırım çoğu zaman aşama aşama yaparım diyerek ertelemeye gidiyorum. Bu konuda üşengeçlik diye kısa bir yazı yazmıştım hatta. Oysa çabalamak önemli, zorlandığın şeylerin üstüne gitmek, aşmak ve başarmak. "If you work really hard, and you're kind, amazing things will happen" demiş Conan O'Brien. Hadi bunu yapalım. ^^  Ve hayatımızı, nerede olduğumuzu, ne istediğimizi düşünelim ama öylesine değil, özen göstererek yapalım. Bu yazıda normalde izlediklerim & okuduklarım da yer alacaktı, bu seferlik böyle bitsin. Ciddi bir konudan girip Friends'e yeniden başladım diyerek devam etmek istemiyorum. Herkese mutlu ve farkındalık dolu bir hafta dilerim. Kendinize ve çevrenize dikkat edin, umarım ben de ederim. 

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Nisan Ayında Okuduklarım

29 yorum:

Herkese merhaba! Nisan ayında toplam on bir kitap okudum. Bunlardan biri çizgi roman ve ikisi manga olsa da benim için verimli bir ay olduğunu söyleyebilirim. Okuduklarımın hemen hemen hepsini beğendim ve çoğu bana bir şeyler kattı. Keyifle okuduğum bir kitap aynı zamanda bilgilendiriciyse çok daha mutlu olarak bitiriyorum. Bilmem siz de öyle hissediyor musunuz? ^.^

Laura Esquivel'den Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu nisan ayında okuduğum ilk kitaptı. Yazarın Acı Çikolata adlı kitabını çok beğenmiştim. Latin Amerika Edebiyatı'nı seviyorum, Laura Esquivel de bu edebiyatın başarılı temsilcilerinden biri. Kitap Meksika'da yaşayan Lupita'nın hayatından bir kesit sunuyor. Bunu yaparken Meksika'nın siyasi - toplumsal yapısını da es geçmiyor. Kitabı Acı Çikolata kadar iyi bulmadığım için beklentilerimi karşıladı diyemem. Acı Çikolata kadar iyi bir kurguya sahip değil ama Meksika'yı az biraz mercek altına almak isterseniz okuyabilirsiniz. Lupita karakterini başlarda rahatsız edici bulsam da kitap ilerledikçe kabullendim. O da hikayesinde ilerledikçe etrafındakileri nasıl seveceğini öğreniyordu.

22 Nisan 2017 Cumartesi

Yerdeniz Öyküleri - Ursula K. Le Guin

Hiç yorum yok:
Ursula Le Guin'den okumalar yapmayı çok seviyorum. Kitaplarını okudukça ve yazma tarzını kavradıkça kadın en sevdiğim yazarlardan biri oldu. Hatta şu an en sevdiğin yazar kim diye sorsanız Ursula diyebilirim. Geç keşfettiğim ve değerini zamanla anladığım biri. Yerdeniz Büyücüsü'nü birkaç sene önce okumuştum. Tabi o zaman kitaptaki benzetmelerden bihaberdim. Kendine has bir fantastik - kurgu okuduğumu düşünüyordum sadece. Zamanla bir şeyleri öğrendikçe Ursula'nın hem feminist bakış açısını hem de doğu felsefesinden kitaplarına aktardığı ögeleri keşfettim. Hala da keşfediyorum. Kitap okumayı seven herkes Ursula Le Guin okumalı. En azından Yerdeniz Büyücüsü'nü edinip okuyun. Kaçış edebiyatı olarak nitelendirilen fantastik edebiyatta, gerçekle bu kadar bağlantılı eserler bulmak kolay olmuyor.

2 Nisan 2017 Pazar

Mart Ayında Okuduklarım

12 yorum:
Berfin Kanat (@buyulu_ayrac)'in paylaştığı bir gönderi ()

Herkese merhaba! Bu yazıyı dün girmeyi planlıyordum ama mide bulantısı & baş ağrısı ikilisi yüzünden yazamadım. Annem çölyak hastası ve sanırım benim de glutene karşı hassasiyetim var. Bu hastalık nasıl bir değişikse artık her zaman kendini göstermeyebiliyor. Çölyak olsanız bile tahlillerde çıkmıyor, kardeşim belirtileri göstermesine rağmen çıkmadı mesela. O yüzden henüz doktora gidip baktırma gereği duymadım. Kandan anlaşılamıyor ve diğer uygulamalarla uğraşmak istemiyorum. Yediklerime dikkat  ettikçe bir şey olmuyor zaten. Bu yazı kendime hatırlatma olsun, bir daha glutenli unlarla tatlı yapmayayım. :3
Okuduklarıma geçmeden önce kısadan bir duyuru yapmak istiyorum. Shingeki no Kyojin başladı ve ilk bölümü dayanamayıp izledim. Daha ne olduğunu anlamadan bölüm bitti! Dün nasıl baş ağrısından yazamadıysam bugün de onun heyecanıyla yazmaya çalışıyorum. :D Biriktirip izleyeceğim galiba. Yeni bölüm yetmeyince eski sezona tekrar başladım, bir yandan mangasını okuyacağım. Bu arada bölüm yorumlarına bakayım derken ileriye dönük çok büyük spoiler yedim. -_- Türkanimetv'den izliyorsanız yorumları dikkatlice okumanızı tavsiye ederim, Yorumun başına spoiler yazmadan olanları anlatanlar var. Yakında Shingeki no Kyojin ile ilgili ayrı bir yazı gireceğim. Bu kadar içimi döktüğüm yeter, mart ayında okuduklarıma geçelim. ^^


Mart ayında yedi kitap okudum. Bu sayı benim için gayet iyi. Instagramdan gördüğüm kadarıyla ayda 20 kitaptan fazla okuyanlar bile oluyor. Darısı benim başıma diyerek bakıyorum yazdıklarına. Son zamanlarda günler ve saatler istediklerimi yapmama yetmemeye başladı. Zaman su gibi akıyor, yettiremiyorum. O yüzden hem okuyup hem çalışıp hem de bol bol kitap okuyanları tebrik ediyorum. Bunun bir formülü varsa paylaşmalarını rica edeceğim. =D Nisan için günde ortalama 150 sayfa hedefim var. Bahar ayları için genel bir planım var aslında, onu başka bir yazıda anlatırım. Okuduklarımdan devam edeyim, hemen hemen hepsi bana bir şeyler katan ve beğenerek okuduğum kitaplar oldu. Ayın ilk kitabı Sislerin Vampiri'ydi. Ravenloft Serisi'nin birinci kitabını @benherneysemo sayesinde keşfettim. Yarı vampir yarı elf bir karakterin Ravenloft'a yaptığı yolculuğu ve çevresinde gelişen olayları konu alıyor. Kitap için GR'de şöyle demişim: 

25 Mart 2017 Cumartesi

Instagram Çekilişim

5 yorum:
Herkese merhaba, ikinci çekilişimi başlatıyorum. Kazanan bir kişi kitapyurdu.com'da kullanabileceği 25tl değerinde kitap hediye kartına sahip olacak. Şartlar çok basit:😊 🎃Beni, yani @buyulu_ayrac'ı takip etmek 🎃Gönderiyi beğenmek 🎃Gönderinin altına yorum olarak 4 kişiyi etiketlemek. Farklı yorumlarda farklı 4 kişiyi etiketleyip ek haklar kazanabilirsiniz. Ek olarak bu gönderiyi #büyülüayraçhediyekartçekilişi etiketiyle paylaşıp beni etiketlerseniz +3 hak kazanabilirsiniz. Paylaşanların profilinin açık olmasını rica edeceğim. Son katılım tarihi 15 NİSAN Cumartesi. Herkese bol şans ❤ @kitapcekilisi #çekiliş #çekilişvar #kitapçekilişi #cekilis #kitapcekilisi #kitap #book #instabook #vsco #vscocam #vscobooks #vscoblogger #blogger #kitapblogu #bookblogger #büyülüayraç
Berfin Kanat (@buyulu_ayrac)'in paylaştığı bir gönderi ()

 Herkese merhaba! Burayı bir süredir ihmal ettiğim için üzülüyorum. Yorumlamak istediğim kitaplar, anlatmak istediğim filmler var. Umarım hepsinin sırası gelir. Bu sıralar instagram hesabıma biraz daha özenir oldum, asıl amacım oradan bloguma kişi çekmek olsa da bookstagram gibi kullanmaya başladım diyebilirim. 😅Ama tabiiki de orası asla blogun yerini tutamaz. Buradaki samimiyet ve özgürce yazmanın rahatlığı yok, iyi ki de yok. Yaşasın bloglar! diyerek lafı bağlayayım heheh. Instagram hesabımda düzenlediğim çekilişe katılırsanız çok sevinirim. Blogdan gelen ve tanıdığım birinin kazanmasını tercih ederim doğrusu. ^.^  En yakın zamanda görüşmek üzere, mutlu pazarlar. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...